İki_Kitap

“BİG DATA AGE Amerikan Emperyalizmi ve Dikduranlar – Dönüşenler” / Sedat ŞENERMEN

Araştırmacı yazar Saygıdeğer Erol Bilbilik Bey’in son kitabı “BİG DATA AGE Amerikan Emperyalizmi ve Dikduranlar – Dönüşenler” adıyla Nergiz Yayınları arasında geçtiğimiz ay çıktı.

 

Bir trilyon sayfanın endekslendiği Google’da;

* Her gün yaptığınız beş milyar arama,

* Ayda izlediğiniz dört milyar saat Youtube videosu,

* Ya da bir günde atılan 500 milyon tweet size bir kakafoni gibi gelebilir. Ama bu bilgiler bir araya getirildiğinde bakmayı bilen bir göz, aslında bu çöplükte olağanüstü bir ahenk ve aklınıza gelmeyecek sonuçlar bulabiliyor. Örneğin;

* Dünyanın neresinde bir salgın hastalık riski olduğunu,

* Nerelerde bir suç eğilimi yaşandığını,

* Önümüzdeki yaz hangi tatil kentinin turizmde patlayacağını bakıp görebiliyorsunuz.

Sadece digital dünyadan değil;

* Bakkaldan aldığımız ekmekten,

* Komşunuzla ayaküstü yaptığınız sohbetin süresine,

* Yaşamınızda bir sayı, bir veri formuna girebilecek her adımı da buna ekleyin.

Bigdata denilen gücün dünyayı nasıl dönüştürücü bir güce sahip olduğunu anlayacaksınız.

Bugün cep telefonu, notebook, her tür bilgisayarla internet üzerinden bu verilerle, her ülkede ilgilenenlerin çok büyük bir çoğunluğunun çocuklar ve gençler olduğunu ise, hiç unutmayalım…

ABD emperyalizmi teknokratik bir devrim hazırlığında. Bu devrim esas itibariyle; Zeitgeist, New Age (Yeni Çağ), Big Data Age (Büyük Veri Çağı) ve İnternet Age (İnternet Çağı) kavramlarıyla temellendirilmektedir. Sözde devrim; dün olduğu gibi, bugün de Rockefeller – Brzezinski – Kissinger çetesi tarafından tezgâhlanmaya çalışılmaktadır. (s.291)

 

Nate Silver, 35 yaşında genç bir Amerikalı.

20’li yaşlarda beyzbol istatistikleri çalışırken, geliştirdiği algoritmayla 2008 Amerikan Başkanlık seçimlerini tahmin etmeye yoğunlaşıyor. Şaşırtıcı biçimde sonuçları 5 yıl önce en doğru bilen kişi oluyor.

New York Times Silver‘i hemen kapıyor. 2012 seçimlerinin de bir numarası oluyor.

Şimdi Obama ne zaman seçim tahminleriyle ilgili bir konuşma yapsa Silver‘dan söz ediyor.(1)

Kitabın daha başında “ABD Tekno Emperyalizm ve Yeni Bilderberg Yapılanması: ‘Bilderberg ve Googleberg Toplantıları” başlığını taşıyan ilk giriş bölümünden alıntıladığımız bu ifadelerle, Erol BİLBİLİK Bey’in yazdığı “BİG DATA AGE Amerikan Emperyalizmi ve Dikduranlar – Dönüşenler”i büyük bir merakla okuma ihtiyacını umarım, siz de hemen hissetmişsinizdir.

Kitabı; birinci bölümde “BİG DATA AGE;  ikinci bölümde “Amerikan Emperyalizmine Dik Duranlar” ve üçüncü kısımda “Amerikan Emperyalizminin Dönüştürdükleri” şeklinde üç ana bölüm olarak okuyabilirsiniz. Hiç bilmediğiniz, ilk kez öğreneceğiniz o kadar çok şey var ki bu kitapta…

 

 

İşte Big Data Age (Büyük Veri Çağı) adlı bu kitap, öncelikle “Bigdata denilen şeyin dünyayı nasıl dönüştürücü bir güce sahip olduğunu” ortaya koyuyor.

Google Zeitgeist toplantıları ile dünya siyasetine yön verenlerin gizli platformu olan Bilderberg toplantıları arasındaki ilk karşılaştırma İngiliz Telegraph Gazetesi’nin Google toplantısını Dünya Ekonomik Forumu (Davos) ile eşdeğer tutan bir değerlendirme yapmasıyla başladı. Gazete “Global iletişimin ve işbirliğinin yeni çekici aktörleri” başlığını kullanmıştı. Telegraph sonraki haberinde de Google Zeitgeist’i “Dünyayı değiştirebilecek isimlerden oluşan güçlü bir birliktelik” olarak nitelendirmişti.

Google Zeitgeist toplantıları 2007 yılından bu yana toplantılarını İngiltere’nin Watford bölgesindeki Lüks Grove Hotel’de gerçekleştiriyor. 6-9 Haziran 2013 tarihli Google-Bilderberg toplantısı da Grove Hotel’de yapıldı. Toplantıya İngiltere Başbakanı David Cameron ile birlikte sanayici, bankacı, finansçı, siyasetçi, bazı Avrupa Aristokratları olmak üzere yaklaşık 140, Türkiye’den ise Ali Babacan, Mustafa Koç, Soli Özel, Aslı Aydıntaşbaş olmak üzere 4 kişi katıldı. Ancak dikkat çekilmesi gereken nokta toplantıya Google Başkanı Eric Schmidt’in de katılmış olması. Schmidt aslında Bilderberg’in düzenli katılımcılarından.

Grov yetkililerine göre bu platform, Google’ın dünya siyaseti ve teknolojisine yön verme konusunda “ana karargâhı” konumunda. ABD ve AB basını artık Bilderber’in değil, Google’ın gücünden daha doğrusu Googleberg’in gücünden söz ediyor.

 

Google Zeitgeist toplantılarında dünyanın gidişatını değiştirecek konularda konsensüs sağlandığı belirtiliyor. Öyle ki Tunus ve Mısır’da başlayan Arap Baharı ayaklanmalarında, isyana liderlik yapmış isimlerin Google’ın çalışanları olduğu, dahası Zeitgeist toplantılarına katıldıkları anlaşılıyor. Bunlardan en bilineni Mısır ayaklanmasında gençlik lideri olarak öne çıkan, o dönem gazete manşetlerinden inmeyen Veil Gonim. Ayaklanma günlerinde ansızın ortaya çıkıp “kahraman’a dönüşen ancak rejim yıkıldığından bu yana kendisinden haber alınamayanGonim, bir Google şirketi üyesi ve Google Zeitgeist toplantısı üyesi.

Google’ın ABD ve İngiltere hükümetleri üzerindeki etkisi de biliniyor. Google’ın CEO’su Eric Schmidt, Obama’nın başkanlık kampanyasının danışmanı ve baş finansörüydü. Yeni ABD Hazine Bakanı’nın kim olacağına o karar verdi. David Cameron Başbakan olmadan önce Google Zeitgeist toplantısına katılmıştı. Eski ABD Başkanı Bill Clinton daimi Google Zeitgeist (Google-berg) konuşmacılarından biri.(2)

Günümüzün bilgi toplumu oluşturma bağlamında en önemli konusunu ele alarak başlayan bu sürükleyici, bir solukta bitirmeden bırakamayacağınız önemli ve değerli eserde başka hangi konular var diye sorulacak bir soruya verilebilecek en kısa cevap şu olabilir: Neler yok ki!…

 

GÜNÜMÜZDE, YARININ NESİLLERİ İÇİN

ATALAR DİNİ NASIL ÜRETİLİYOR Acaba?

 

BİG DATA AGE Amerikan Emperyalizmi ve Dikduranlar-Dönüşenler” adlı kitaptan sadece bir tek konu örnek verilerek “Yarının nesillerine atalar dini nasıl hazırlanıyor?” sorusu yanıtlanabilir. Böylece önceki zamanlarda, hâlen kabul gören ve tarihte her Allah Elçisinin aydınlanma uğruna mücadele verdikleri “atalar dini” nasıl oluşmuştur konusuna da açıklık getirilmiş olunacaktır.(3) Ancak şu kadarı bilinmelidir ki her kıtada yüzyıllardır birileri tarafından hazırlanmış ve ilgili toplumlara “işte sizin dininiz budur” diye sunulan, o toplumlarca yaşam biçimi edinilerek dinleştirilen bu öğretilerin, hep böyle bir ekip işi olduğu çok açık değil mi? Bu ifademizdeki tek istisnanın “Allah’ın vahyinden oluşan gerçek din” olduğu bilinmektedir. Allah’tan aldığı vahyi, muhataplarına okuyan/tebliğ eden tüm Allah Elçilerine de (Hz.Musa örneğinde olduğu gibi) dinleştirdikleri öğretileri savunanlar tarafından şöyle karşı çıkılmıştır:

 

Sonra bunların arkasından Musa ve Harun’u ayetlerimizle/alâmetlerimizle/göstergelerimizle Firavu-na ve ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar büyüklendiler ve günahkâr bir toplum oldular.

Kendilerine tarafımızdan gerçek gelince, Hiç şüphesiz bu, kesinlikle apaçık bir sihirdir dediler.

Musa dedi ki: Siz hak için, o, size gelince, ‘Bu, bir büyülü sözdür?’ mü diyorsunuz? Hâlbuki büyülü söz söyleyenler, umduklarına eremezler.

Onlar: Sen atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin ve yeryüzünde saltanat /iktidar, ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmayız” dediler.”Yunus 10/75-78

 

Onlara: Allah’ın indirdiğine uyun. dendiği vakit de: Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız. dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?” BAKARA 2/170

Onlara: Allah’ın indirdiğine (kitaba) ve Peygamber’e gelin dendiği zaman: Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?”MAİDE 5/104

 

Dediler ki: Ya, demek sen tek Allah’a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!” A’RAF 7/70

 

Onlara: Allah’ın indirdiğine tabi olun! dendiği zaman: Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, onun ardınca gideriz. diyorlar. Ya şeytan onları cehennem azabına çağırıyor idiyse de mi onlara uyacaklar?” LOKMAN 31/21(4)

 

Roma Kulübü (The Clup Of Rome) Nedir?

 

Yeni Dünya Düzeni” çerçevesinde kurulması planlanan Dünya Devleti’nin dinini oluşturmak üzere 1968 yılında, 52 ülkeden bir araya gelen yüz kişinin kurduğu bir örgüt olup; bu yeni din; Hıristiyanlık-Budizm karması bir DİN olarak düşünülmektedir. Amaçlanan, Budizmin ve dolayısıyla İslam tasavvufunun Hıristiyanlığa yeni bir boyut getirerek, dinler-arası “azami hoşgörü” yaratılmasını sağlamak, böylece “Tek Devlet-Tek Din” mühendisliğine karşı olası muhalefeti en aza indirmektir.(5)

 

Roma Kulübü’nün Kuruluş Amacı Nedir?

 

Prens Hasan, Roma Kulübü Başkanı, Arap Düşünce Forumu Başkanı ve Dünya Din ve Barış Konferansı’nın yöneticilerindendir. Prens Hasan, Roma Kulübü’nün amacını şöyle açıklamaktadır:

Batı ve İslam Dünyası arasında katalizör görevini üstlenebilecek hükümet dışı organizasyonlar, resmi kurumlar ve uluslararası organizasyonların yer aldığı bir ağ oluşturmak. Hıristiyanlık, Budizm arası bir din oluşturmaktır.”(6)

 

Kurucular Arasında Kimler Var?

 

Kurucuları arasında Jak Kamhi’nin de bulunduğu Roma Kulübünün “CCC” (Roma sayılarıyla 300’ler) adlı Gladyo bağlantılı, bir vurucu gücü vardı. Roma Kulübü, P2 ve diğer radikal mason localarının üyelerinden kuruluyor. MİT, yurt dışından yaptığı bir istihbaratı değerlendirerek Pakistan Devlet Başkanı Ziya-ül Hak’ı uyardı. Kendisine uçak yolculuğu sırasında suikast yapılacağını bildirdi. Ayrıca şöyle bir uyarıda da bulundu: “Uçakla gideceğiniz her yere giderken, yanınıza mutlaka çok üst düzey Amerikalıları alın. Uçakta onlarla beraber olun.” Bu 300’leri Herbert Wasson adlı bir yarbay yönetiyordu. Buna rağmen Ziya-ül Hak, Roma Kulübünün istediği şekilde bir suikasta kurban gitti.

1986-1989 döneminde Ankara’daki istasyon şefi CIA operatörü, Rand Corporation görevlisi Graham Fuller’di. Fuller’in özellikle dini bir cemaatin ve o yıllarda yeni yeni adını duyuran PKK’nın içinde pek çok ajanı vardı. Bunlarla sürekli haberleşme içindeydi.(7)

 

Roma Kulübünün kurucularından Prof.Dr.İhsan Doğramacı’yı PKK’nın tepe yönetiminde bulunan ve yurt dışında yaşayan Kürt Elit’i Yaşar Kaya şöyle tanıtıyor: “İhsan Doğramacı deyince Hacettepe ve Bilkent Üniversitesi akla gelmektedir. Kaç vakfı var, ne kadar serveti var, kimse bilmemektedir. Doğramacı, dünyaya damgasını vurmuş Kürt’lerden biridir. Doğramacı’nın babası Ali Paşa’dır. Erbil’den (Hewler’den) milletvekili olan babası İstanbul’a gitmiştir. Doğramacı, meşhur bir Kürt Aşireti olan CAFaşiretindendir. Liseyi Bağdat’ta bitirmiştir. Sonra Türkiye’ye gelmiştir.  İbraniceyi ana dili gibi bilmektedir.

Doğramacı; 12 Eylül darbe liderine ABD’ce dayatılan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) yasasını hazırlamakla görevlendirilmiştir. 1982 Anayasasını hazırlayan komisyonun tüm itirazlarına rağmen Evren üzerindeki gücünü kullanarak YÖK’ün Anayasa’da yer almasını sağlamıştır. YÖK ile üniversitelerin Amerikanlaşması’nın yolunu açmış ve Türk ulusal yükseköğretimini yıkıma uğratmıştır. Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi Bilkent’i kurarak bu yıkımın öncü kuvvetleri için model oluşturmuştur.

Doğramacı; dünyayı Çok Uluslu Şirketler adına yöneten Dış İlişkiler Konseyi’ne (CFR) mensup 100 Elit ile birlikte Roma Kulübü’nü kurmuştur. Roma Kulübü, Yeni Dünya Düzeni emperyalizminin Tek Dünya ve Tek Devletinin Tek Diniolmasına yönelik amacının gerçekleştirilmesi için faaliyete geçirilmiştir. Roma Kulübü’nün kurucu Başkanı Prens Hasan Bin Tallal, Onursal Başkanı İspanyol Diez Hohleither Ricardo, Başkan Yardımcısı İsviçreli Eberhard Von Koerberger ve Genel Sekreteri Alman Uwe Möller’dir.

Doğramacı, Prof.Dr.Suphi Ziya Özbekkan, Lord Yahudi Menuhin, Barones Emma Nicholson, Daisaku İkeda Roma Kulübü’nün kurucu üyeleridir. İkeda; kulübün Trilateral Grubu Budizm dini temsilcisidir. Nicholson; Lordlar Kamarası ve Avrupa Parlamentosu üyesidir. Roma Kulübü, yılda bir kez dünyanın değişik ülkelerinde toplanmaktadır. 27-28 Ekim 2002 toplantısı Doğramacı’nın başkanlığında Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiştir.(8)

Doğramacı; Roma Kulübü’ne bağlı olarak Uluslararası Kültürler Türkiye Vakfını kurmuş ve başkanlığını üstlenmiştir. Uluslararası Kültürler Türkiye Vakfı; dünyanın politik, ekonomik, ideolojik, dinsel, kültürel, milliyetçilik ve sınıf çatışmalarına kaymasını önlemek amacıyla; insan hakları kültürler arası barış, dinler arası diyalog, bilgi edinme ve yaratıcı stratejisinin hayata geçirilmesini esas almıştır. Bu stratejinin izlenmesi ile Yeni Dünya Düzeni emperyalizminin önündeki engellerin aşılması öngörülmüştür.

Doğramacı’nın Bilkent Üniversitesinde; Mühendislik Fakültesi 3. sınıf öğrencileri; 2001’den itibaren Musa Peygamber’in 1981 tarih ve Tyndale House Publisher basımlı Tevrat’ından Genesis başlıklı örnek parçaları ders olarak okuyorlar. Dersi misafir Prof. Dr. Mustafa Al-Nakeep vermektedir. Ders mahiyetindeki kurs programı 23 konu başlıklı örnek okuma parçalarından oluşmaktadır.

Augustina virgil, Catullus, David, Horacce, Herodotus, Sopphe, Homer, Archilocus, Plato, Han Fei Tzu ve Edward Said gibi filozof ve yazarlar diğer konu başlıklarıdır.   

Doğramacı; Tevrat’ın ders programında neden yer alması gerektiğini Bilkent Senatosu’nda şöyle açıklamıştır: “Tevrat programını ABD’deki eğitimim sırasında ben de takip ettim. Ufkum olağanüstü değişti. Bunun başarılı olmamda çok önemli payı oldu.”(9)

Prof. Dr. İhsan Doğramacı’yı Bilderberg üyeliğine taşıyan, Selahattin Beyazıt olmuştur.

Bilderberg Grubu ile ortak çalışan ROMA KULÜBÜ’nün “Budizm cephesinin temsilcisi, uzun yıllar başkanlığını üstlenen DAİSAKU İKEDA’dır.” DAİSAKU İKEDA Japon kökenli Budist tarikatı “Nichiren Daishonin”’in uluslararası örgütü SOKA GAKKAİ INTERNASTIONAL’ın (SGI) kurucusudur.

ROMA KULUBÜ, Birleşmiş Milletler tüzüğü çerçevesinde “insanların tehlikeli uçlara, kısır milliyetçiliğe ve sınıf çatışmalarına yönelmelerini önlemek’i amaçladığı iddiasındadır.” Toplantıları gizli yapılır; basın bilgilendirilmez.

 

Roma Kulübü Bilkent Üniversitesi’nde

 

ROMA KULUBÜ’nün 2002 Yıllık Konferansı’nı “ortağımız ve ev sahibimiz” dediği BİLKENT ÜNİVERSİTESİ’nde 27-28 Ekim 2002 tarihlerinde gerçekleştirmiştir.

Türkiye’den bu toplantıya tebliğleri ile katılanlar:

Prof.Dr. İhsan Doğramacı

Prof.Dr. Suat Çağlayan

Prof. Talat Halman

Prof. Oktay Yenal

İlter Türkmen

Prof. Baran Tuncer.

Bilkent Üniversitesi’ndeki Roma Kulübü’nün saklı toplantısının konusu: “… we want to learn about the manifold challenges the Black Sea Region and the Caspian Sea Basin…” “…Karadeniz Bölgesi ve Hazar Denizi Havzasındaki çeşitli sorunlar hakkında bilgi edinmek istiyoruz…

Roma Kulübü’nün şimdilerde Başkanı, Ankara’daki toplantıya katılan Prens Hassan Bin Tallal; eski Ürdün Kralı Tallal’ın en küçük oğlu olup; Kral Hüseyin’in ömür boyu siyasi danışmanlığını yapmıştır. Kendisinin Oxford Üniversitesi CHIRIST CHURCH COLLEGEden “oryantalizm” üzerine lisansı ve master derecesi vardır. CHIRIST CHURCH kolejinin aslı VIII.Henry’nin 1546’da kurduğu ilahiyat fakültesidir. Diğer bir deyişle, Hz. Muhammed’in sülalesinden gelen “Haşimi” Prens Bin Tallal için seçilen en son eğitim merkezi olduğu düşünülebilir. Prens, uzun yıllardan beri B.M. ve UNESCO bağlantılı olarak çalışmaktadır.(10)

 

Bilkent’teki Toplantıya Katılan Diğer İsimler:

 

Baroness Emma Nicholson of Winterbourne, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (WHO) Doğu Akdeniz, Pakistan, Afganistan, İran, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika görevlisi olup, “Afganistan’ın Yeniden Yapılanması” ile ilgilidir. Birleşik Krallık Lordlar Kamarası ve Avrupa Parlamentosu üyesi olan Baroness, aynı zamanda 1997’den itibaren yaşam boyu Avrupa Birliği Ortak Savunma ve Güvenlik Konseyi üyesidir. Son yıllarda İran’a ve Afganistan’a yaptığı seyahatlerle tanınır.

Bir diğer katılımcı, Amerikan Case Western Üniversitesi hocalarından sistem analisti Dr. Mihajlo Mesaroviç ünlü Rio projesinin “Re-shaping International Order /Uluslararası Düzeni Yeniden Şekillendirme” projesinin mimarı olup, Yeni Dünya Düzenini kurmak için 200.000 denklemli bir bilgisayar simülasyon modeli üzerinde çalışmaktadır. Mesaroviç’in ayrıca bu iş için 1971’de kurduğu kendi enstitüsü vardır. CLUB OF ROME, ayrıca  “Limits Of Growth/Kalkınmasının Sınırları” başlıklı proje yürütmektedir. Bu proje, dünya ekonomik faaliyetlerini yeniden düzenlemeyi (sınırlandırmayı) amaçlamaktadır.

Katılımcılar içinde dikkati çeken diğer iki kişiden birisi Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve Devlet Petrol Bakanı İlham Aliyev ve Moskova Halk Bilimleri Vakfı Başkanı ve Açık Toplum Enstitüsü üyesi Andrei Kortunov‘dur.(11) 

Hayatı eskiden filozofların yardımıyla anlamaya çalışıyorduk. Şimdi onu dijital platforma taşıyıp bir veriye dönüştürmeyi başardık. Artık filozoflara değil, bilgisayarlara soruyoruz. Başka bir döneme giriyoruz şimdi. Verinin her şeyi bir adım öne taşıdığı. Elde daha çok verinin olacağı sofistike bir dönem. İnsan davranışını anlamaya bir adım daha yaklaşacağımız bir dönem.

Bu önemli ve değerli kitabı yazan ve yayınlayanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunarken, diğer bölümlerin eserden okunmasının çok öğretici olacağını özellikle vurgulamak isterim.

 

SEDAT ŞENERMEN

1 OCAK 2016

 

Dip Notlar

1 BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, Amerikan Emperyalizmi ve Dikduranlar-Dönüşenler, İstanbul,2015, Nergiz Yayınları, s.18-19.

2 BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, s.13,14,15.

3 Atalar /babalar dini” nedir?” Bunu daha sonra (Kur’an’daki konuyla ilgili tüm ayetler ışığında ayrıntılı olarak) ayrıca ele almak istiyorum.

4 Ayet Mealleri için bakınız: YILMAZ, Hakkı, Tebyinü’l-Kur’an/İşte Kur’an, İstanbul,2007-2010, c.1-11.

-Nüzul Sırasına Göre Necm Necm KUR’AN’IN TÜRKÇE MEALİ, İstanbul,2014.

5 BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, s.30.

6 ZAİM, Sabahattin, Bir Ömrün Hikâyesi, İstanbul, 2008’den aktaran: BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, s.172.

7 BİLBİLİK, Erol, HAZİRAN, İstanbul,2015, Nergiz Yayınları, s.115.

8 BİLBİLİK, Erol, HAZİRAN, s.124-125.

9 BİLBİLİK, Erol, HAZİRAN, s.125.

10 BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, s.30-31.

11 BİLBİLİK, Erol, BIG DATA AGE, s.31.